YGS   LYS    TEOG    KPSS    -   NOTLAR - PRATİK BİLGİLER -ÇIKMIŞ SINAV SORULARI

 

ygs

lys ösym sınavları teog
   

 

                                                               2015 YGS

        SORULARI VE CEVAPLARI TIKLAYIN

 

 



 

 

 

 

 

 

 

 

uzmanlarının YGS yorumları şöyle:

 

Türkçe:
 
Soruları özensiz hazırlanmış ve gereksiz zorlukta. Dil bilgisi ile ilgili soru sayısında azalma, buna karşılık okuduğunu anlama ve yorumlama becerisini ölçen soruların sayısında artma var. Paragraf sorularının içeriği anlaşılmıyor. Önceki yıllarda olduğu gibi anlam bilgisi soruları ağırlıkta. Önceki yıllarda aynı metne bağlı iki ayrı soru sorma anlayışı 2015 YGS'de artarak (3 Soru) devam etti. Soruların uzunluğu ve yorumlama becerisi işleyişi Türkçe'yi belirleyici ders konumuna getirdi.

Matematik:
 
Matematik soruları zaman alıcı ve uzun işlemliydi. Ayrıca soru kalıpları çok uzun, bir soru bir sayfayı kaplayabiliyor. Konu dağılımında sorun yok ancak öğrencilerin zorlandığı bir test olduğu rahatlıkla söylenebilir. Müfredat dışı soru çıkmadı. Doğru okumayı ve matematiksel yorum yapmayı gerektiren işleme dayalı sorulardan oluştu. Sözelciler bu sınavda hayli zorlandılar, eşit ağırlıklı öğrenciler için zaman alıcıydı. Sayısalcılar için de matematik testinde zekaya dayalı yorum sorularında zorlandılar. Matematik sorularında ALES'e yaklaşma söz konusu. Öğrenci gözüyle bakıldığında Matematik testi, LYS tarzı bir sınav gibi algılanabilir.

Geometri:
 
Bilgiyi yorumlatan sorulardan oluşmakla birlikte önceki yıllara göre daha zor olduğu gözlendi. Ayrıca bu yıl sorularda şekiller renklendirilmiş. Öğrenciler hayli zorlandılar. 4 seçici 4 tüm öğrenciler için yapılabilir soru vardı.

Fizik:
   Soru dağılımı ÖSYM' nin açıkladığı 3 soruya ve sınava giren öğrencilerden aldığımız bilgilere göre geçen yıllara paralellik gösteriyor. Beklenmedik bir soru yok. Soruların zorluk derecesi ise kolay diyebileceğimiz nitelikte ve temel bilgileri denetleyen sorular. Sadece 4 tane seçici soru vardı.

Kimya:
   
Bir sorudaki bilgiyle diğer sorudaki bilgi birbirine yakındı. Dolayısıyla bilgiye sahip aday soruları kolaylıkla cevaplayabilecekken bilgiye sahip olmayan aday aynı bilgiden dolayı birkaç soruda zorluk yaşayabilirdi. Yeterince çalışmış bir aday için sınav rahatlıkla yapılabilecek düzeydeydi.

Biyoloji:
   Önceki yıllara oranla biraz daha fazla bilgiye dayalı sorulardan oluşmuş biraz daha zorlayıcı bir sınavdı. Geçmiş yıllardaki soru kalıpları ile benzer ve müfredat ile uyumlu sorular çıktı. .

Tarih:
    Soruların zorluk derecesi ve konu dağılımları normal. Yorum ağırlıklı sorular çoğunlukta. Ancak bilgi gerektiren sorular da var. Öğrencilerin kavram bilgisini ve analiz gücünü birleştirerek öğrendiklerini yorumlamaları hedeflendi.

Coğrafya:
   
Sorular müfredata uygun. 9. ve 10. sınıf müfredat ağırlıklı. Sorularda

tartışmalı bir durum yok. Bilgiye dayalı olarak hazırlanmış. Konu dağılımı dengeli olmuş. Sürpriz soru yok.

Felsefe:
   
Açıklanan soru sayısı yorum yapmak için yeterli değil. Açıklanmayan soruların müfredata uygun olup olmadığını bilmek imkansız.

Öğrencilerin yorumlarına göre felsefe soruları zordu. Felsefe sorularında entelektüel bir dil kullanılmış. Genel olarak orta derece zorluğa sahip sınav. Açıklanan 35. soru, bilim felsefesinden sorulmuş. Orta zorlukta bir soru. Ancak soru kökü ile yanıtlar arasında ifade bakımından bir uyumsuzluk var. Öte yandan ''Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi'' sorularına alternatif olarak verilen 43.soru kolay bir soru olmakla birlikte, soru kökü (soru cümlesi) ile seçenekler arasında aynı uyumsuzluk var.

     

 

 

 


YGS puan türleri        

 

YGS'DEKİ TESTLER VE KAPSAMLARI


 


MF Puanı İçin Girilmesi Gereken Sınavlar TM Puanı için Girilmesi Gereken Sınavlar TS Puanı İçin Girilmesi Gereken Sınavlar DİL Puanı İçin Girilmesi Gereken Sınavlar
YGS YGS YGS YGS
LYS-1 LYS-1 LYS-3 LYS-5
LYS-2 LYS-3 LYS-4  

 

 

 

 

 


LYS-1: MATEMATİK SINAVI

LYS-2: FEN BİLİMLERİ SINAVI

LYS-3: EDEBİYAT-COĞRAFYA SINAVI

LYS-4: SOSYA BİLİMLER SINAVI

 

 

 


            Bilinmeyenlerde Neden X Kullanılır?


   İnsanlık bildiği her şeyi unuttuktan sonra,
  her şeye baştan başlamış ve bilindiği gibi
  geometrinin temelleri Antik Yunan'da, cebirin
  temelleri de İslam medeniyetinde atılmıştır.



   Şey, Arapça bir sözcüktür, Arapça'dan Türkçe'ye hem tekil, hem çoğul haliyle geçmiştir. (Tekili: ŞeY, Çoğulu: eŞYa). Şey, belki de Türkçe'de en sık kullanılan yabancı sözcüktür ama yalnızca Türkçe'yi etkilediği söylenemez.

Yine bilindiği gibi cebir müslüman Araplar'ın geliştirdiği bir bilimdir. Hatta, ismini El-Cebir'den alır, onun İngilizce'ye geçmiş hali de Algebra (El-Cebra) şeklindedir. Kelime anlamı olarak da CeBiR zor demektir. (CeBRen: zorla, meCBuR: zorunlu, meCBuRen: zorunlu olarak gibi formları dilimize girmiştir.)
O yıllar için cebirden kasıt, daha çok denklem çözümleridir. Örneğin biz, x²-5x+4=0 denklemini bugün, böyle yazarken, o gün için bu denklem, Arap dünyasında,
( şey • şey ) - (5 • şey) + 4 = 0
şeklinde yazılıyordu. Arapların hemen hemen her buluşu ile ilk karşılaşanlar İspanyollar olmuştur. Bunu almışlardır ve dillerinde ş sesini veren harf x olduğundan "şey" kelimesini "xay" olarak yazmışlardır. Sonuç olarak bu denklemi İspanyollar;
(xay • xay) - (5 • xay) + 4 = 0
halinde yazmışlar, ama sonra bu xay sözcüğünün gereksiz yere uzatıldığını keşfetmişler ve bunun için de denklemlerde ilk harfini kullanmayı yeterli bulmuşlardır ve böylece;
x•x-5•x+4=0
yazımına kavuşmuşlardır. Yüzyıllar içinde de bu denklem artık,
x²-5x+4=0
halini almıştır.
Yani özetle matematikte bilinmeyen olarak kullanılan x, şey'den gelmiştir.
ALINTIDIR...

                      


  SIFIR RAKAMI HAKKINDA KISA BİR BİLGİ

 

Onluk sistemin bir üstünlüğü, sıfır rakamı için ayrı bir işaretin (sembolün) bulunmasıdır. Sıfır işaretinin, gerektiğinde basamaklara (hanelere) yazılması gerekmektedir. Aksi halde, boş bırakılan basamak (hane) birçok yanlış anlaşılmalara sebep olur.

Örneğin : Bugün, rakamla 407 şeklinde yazdığımız, dört yüz yedi sayısını, sıfır işareti kullanmadan, 4.7 veya 4 7 (4 ve 7 nin arası biraz boş bırakılarak) şeklinde göstermek mümkünse de, anlam bakımından birçok karşılıklara sebep olabilir.
          Sıfır kavramını (fikrini) ilk olarak, hangi medeniyet içerisinde ve kim tarafından ortaya konulmuş (kullanılmış) olduğunda, kaynaklar hemfikir değildi. Bununla beraber, Eski Hintliler'de, milattan sonra 632 yılından itibaren sıfır için özel bir işaretin kullanılmış olduğunu, zamanımıza kadar intikal eden belgeler göstermektedir.
          Eski Hintlilerden kalma kitabelerde (yazıtlarda) görülen, rakam ve işaretler, günümüzde "Hint-Arap sistemi" olarak adlandırılan sisteme göre benzerlik olduğunu, ve nümerik (terkiym) sistemin, o devirde kullanıldığını göstermektedir. Daha sonraki yıllara ait kitabeler, sayılarda, rakamın kendi zat'i değeriyle vaz'i (konum) değeri, (yani sayı içindeki anlam değeri) arasındaki bağıntının bilindiğini, sıfır anlamını veren, "0" gibi bir işaret kullanıldığını da göstermektedir.
          Sıfır için, ayrı bir özel işaretin bulunuşu ve basamak fikrinin ustaca kullanılışı, onluk sistemi (decimal), sadece matematiğin değil, ilim dünyasının, en elverişli sistemlerinden biri yapmıştır. Onluk sistemin bu hali için, Fransız matematikçi Pierre Siman Laplace (1749-1827), bu konuda "Dünyanın en faydalı sistemlerinden biridir." demektedir.

 

                   
Başarıya daha kolay ulaşmak için sizinde bir eğitim koçunuz olsun.

Eğitim koçluğu hakkında  BİLGİ

KONU ANLATIMLARI
ÇÖZÜMLÜ SORULAR
   

 

EOKUL  OSYM

adayis  yazılılar

İLGİ ALANLARI

© Copyright www.alkanhoca.com

Tüm Hakları Saklıdır
Tasarım : ALKAN DAYALI


Mail : alkanhoca@hotmail.com

www.alkanhoca.com